ResimLink - Resim Yükle
Ana Sayfa EREĞLİ, YAŞAM 26 Eylül 2020

Anadolu’nun Bir Medeniyeti Daha Can Çekişiyor

00123

-ONLAR, ANADOLU’NUN SON GÖÇERLERİ. NİSAN AYINDAN BU YANA BULUNDUKLARI YAYLALARDAN SICAK OVALARA İNMEYE HAZIRLANIYORLAR

 

Anadolu’nun, Torosların son göçerleri olarak adlandırılan ve kış mevsimini Mersin’de, yaz mevsimini de Torosların zirvesinde serin yaylalarda geçiren Sarıkeçili Yörükleri, havaların soğuması ile birlikte sıcak ovalara doğru kış göçüne başlıyorlar. Onların bu göçleri, tam 1 ay sürecek.

Tek geçim kaynakları ellerindeki keçileri ve koyunları olan, Nisan ayı ile Ekim ayı arasında Konya ve Karaman bölgesinde, yüksek kesimlerde ovalarda yaşayan Sarıkeçili yörükleri, yaklaşık 7 ay süren yayla serüvenlerini, Ekim ayının girmesi ile birlikte sonlandıracaklar.

Hayvancılık için Torosların yüksek kesimlerinde serin yaylalara çıkan ve burada 7 ay boyunca hayvanlarını otlatan yörükler, kış yurtları olan Mersin’in Aydıncık bölgesine göçe hazırlanıyorlar.

Konar göçer olmaktan memnun olduklarını, konar göçerliği sevdiklerini söyleyen Sarıkeçili yörükleri, “Sevmezsek bu hayat çekilmez, biz konar göçerliği sevdiğimiz için bize zor gelmiyor. Yerleşik hayat bizi mutsuz ve huzursuz ediyor” diyorlar. İşin en zor kısmının göç süreci olduğunu söyleyen yörükler, en zevkli döneminin ise, “Hayvanın doğa ile buluştuğu” yaz dönemi olduğunu dile getirdiler.

Oğuzların Kayı boyundan olan Sarıkeçili yörüklerinin günlük yaşamları ile ilgili olarak hazırladığımız kısa bilgilerimizle, onların yaşam şartlarına ve tarzlarına Ereğli Ajans okuyucuları ile birlikte göz atmak istedik.

-Soğuktan Kaçıp Sıcağı Kovalayan Doğal İnsanlar-

Sarıkeçili yörükleri, kış dönemini Mersin’in Aydıncık bölgesinde geçirirler ve Nisan ayında havaların ısınmaya başlaması ile birlikte Mersin-Gülnar-Mut üzeri yaylaları dolaşarak Torosların zirvesine, serin bölgelere göç ederler ve buralarda 7 ay boyunca hayvancılık yaparlar. Ekim ayında ise yeniden sıcak ovalara, Mersin’in Aydıncık bölgesine geri dönerler. Göçlerini deve ile taşırlar, kıl çadırı adını verdikleri keçi kılından yapılma çadırlarda yaşarlar. Evlerini yanlarında taşırlar diye nitelendirilen Sarıkeçili Yörüklerinin kullandıkları kıl çadırlarının en önemli özelliği, su geçirmiyor olması. Çadırlarında hiç sönmeyen ocaklarından çıkan dumanlar çadırların iç kısmındaki gözenekleri kapatırken, yağış esnasındaki ilk yağmur damlaları da çadırın dış kısmında keçi kıllarının şişmesini salıyor ve kıl çadırları su geçirmez hale geliyor.

Hayattaki bütün varlıklar, yaylalarda birlikte yaşadıkları keçiler olan Sarıkeçili Yörükleri, kendilerini “Dağların Özgür Çocukları” diye adlandırıyorlar. Nisan ile Ekim ayları arasında yaylalarda yaşıyorlar ve Ekim ayının ilk haftasından itibaren göç hazırlıklarına başlıyorlar. Onların göç takvimini ise, kendi deyişleri ile doğa ve hayvanlar belirliyor. Göçleri için rutin bir takvim günü yok ancak hayvanların durumu ve doğanın durumu onların göç hazırlıklarını belirliyor.

-Sarıkeçili Yörükleri Biraz Sitemliler-

Yörük çadırı bulmak isteyenlerin, ama gerçekten bulmak isteyenlerin, Torosların her yerinde mutlaka bir çadır bulabileceklerini söyleyen Sarıkeçililer, insanların, atasının yörük olması ile övündüğünü ancak yörük yaşamından haberlerinin olmayışından sitemliler.

“Ellerinde birer dijital ekran alan insanlarımız sevgiyi saygıyı unuttu” diyen yörükler, “Biz yaylalarda sürüler karışmasın diye çadırları 500’er metre ara ile kurarız ama akşamları da soframızda sohbetimizde bir aradayız. Normal değerlerimizi unutmadık. Burada teknolojiden uzağız, bulaşık makinesi de kendimiz, çamaşır makinesi de, kendimiziz. Yiyeceklerimiz tamamen kendi üretimimiz” diyerek, Orta Asya’dan bu yana organik yaşamlarını sürdürdüklerini dile getirdiler.

Anadolu insanının, şehirleşme ile birlikte doğal yaşamı unuttuğunun da altını çizen yörükler, “Yörük olduğumuzu, konar göçer olduğumuzu duyunca insanların bize ilkel kabile gibi bakmaları bizi üzüyor. Bizim yüzyıllardır yaşam tarzımız bu. Atalarımızdan bu yaşamı aldık ve çocuklarımızın da sürdürmelerini istiyoruz. Yörüklük, konargöçerlik bitmesin. Son birkaç hane kaldık zaten” dediler ve kentlerde yaşayanlardan da yörük yaşamını görmelerini, bu kültürün özünü kavramalarını istediler.

 

(Haber: Mesut Şahin)

Sjduq.jpg

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

solreklam
sagreklam1
goktaslarvinc-970x90
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Hazır Site by Uzman Tescil