ResimLink - Resim Yükle
Ana Sayfa EREĞLİ, YAŞAM 4 Ekim 2020

“Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane”

00123

“Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane”

Kültürümüzün önemli bir parçası olan kahve, günlük hayatımıza yoğun bir şekilde işlemiş. Öyle ki, kahvenin Türk kültüründeki yeri çok ayrı.

Kahve, Türk kültürüne girdiğinden bu yana değişik biçimlerde ve bahanelerde tüketilmeye başlandı. Yorgunluk kahvesi, keyif kahvesi, dedikodu kahvesi gibi biçimlerle tüketiliyor.

Örneğin, İngiltere’de çay yetişmemesine rağmen, “Beş Çayı” gibi bir kavram ortaya çıkmıştır. Türkiye’de de kahve yetişmemesine rağmen, hayatın her alanında kahve tüketimi mevcut. Peki kahve bizim hayatımız ne zaman ve nasıl girdi?

Kahvenin, 1500’lü yılların ortalarında Yemen’den İstanbul’a gelen iki kişi aracılığıyla Anadolu’ya geldiği biliniyor. Halepli Hakem ve Şamlı Şems isminde iki kişi, İstanbul’a gelerek bir yer kiralarlar ve burada kahve yapıp satmaya başlarlar. Halk ilk zamanlar çekimser kalsa da, kahvenin tadını aldıkça kahveye olan ilgi de arttı. İlgi arttıkça da İstanbul’un her yerinde kahvehaneler artmaya başlar. Açılan kahvehaneler de, kendi aralarında sınıflara bile ayrılmışlardır. Hamal kahvehanesi, yeniçeri kahvehanesi, tulumbacı kahvehanesi gibi alanlarda kahvehanecilik faaliyetleri artar gider. Sayı arttıkça rekabet de artar ve kimi kahvehanelerde müşterilere, kahvenin yanında meddah gösterileri eşlik etmeye başlar.

-Siyasi Sohbetler Yüzünden Kahvehaneler Kapatılır-

Kısa zamanda Anadolu’nun her yerine yayılan kahvehaneler, insanların bir araya geldiği mekanlar olmaya başlar. Osmanlı yönetimi, halkın kahvehanelerde siyasi içerikli sohbetler yapmasını sakıncalı bulup kahvehaneleri kapatsa da, bu sefer de seyyar kahvehaneler türemeye başlar.

Kahvehanelerin kapatılmasının çözüm olmadığını gören Osmanlı yönetimi, kahvehanelerde yapılan sohbetlerin içeriklerini değiştirmeye yönelik çalışmalar başlatır. Kanuni döneminde, edebi ve kültürel içerikli yayınlar basılarak kahvehanelerde dağıtılmaya başlanır. Amaç, halkın siyaset konularından uzak durmasını sağlamak.

Zamanla, kahvehanelerde günlük ve haftalık dergi ve gazeteler de okumaya başlanır ve kahvehaneler artık birer kıraathaneye dönüşür. Osmanlı’nın son dönemlerinde de Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar kahvehaneler yayılır, halkın toplandığı mekanlar haline gelir.

-Günümüzde Kahvehaneler-

Kahvehanelerin yapısı, Osmanlı’daki yapısını günümüzde kaybetti. Günümüz kahvehaneleri, Osmanlı döneminde olduğu gibi sohbetin, okumanın merkezi değil, dedikodunun, kumar oyunlarının merkezi haline geldi.

fuatsite

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

solreklam
sagreklam1
goktaslarvinc-970x90
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Hazır Site by Uzman Tescil