ResimLink - Resim Yükle
Ana Sayfa EREĞLİ, YAŞAM 20 Eylül 2020

İngiliz Ajan “Çöl Cadısı”nın Ereğli Günlükleri

00123

-İNGİLİZ AJANIN EREĞLİ GEZİLERİNDE KALEME ALDIĞI GÜNLÜKLER

Bir İngiliz ajan, Ereğli ve bölgesinde arkeoloji üzerine araştırmalar yapan İngiliz bilim insanı ve İngiliz Ajanı Gertrude Bell’in Ereğli’de geçirdiği günlerinin mektupları Türkçeye çevrildi.

Öncelikle, Ereğli, Karaman Karadağ, Karapınar Karacadağ ve Hasa Dağı’nda incelemeler yapmak üzere bölgeye gelen Bertrude Gell’i kısaca tanıyalım.

1900’lü yılların başlarında Ortadoğu’daki karışıklıkların mimarlarından birisi olan ve Arapların, “el Hatun, Çöl Kraliçesi, Müminlerin Annesi” gibi sıfatlarla nitelendirilen Bertrude Gell, Türk toplumunda ise “çöl tilkisi, çöl cadısı” sıfatlarla anılıyordu. Günümüzde ise Bell, “Pasta keser gibi ülke bölen kadın” olarak nitelendirilir.

1868 yılında İngiltere’nin Durham şehrinde doğan bu İngiliz ajanı, tarihinde ilk defa kadın öğrenci kabul eden Oxford Üniversitesinin tarih bölümüne kaydolarak başarı ile mezun olur. Bell’in Osmanlı ve Türk düşmanlığı ise, sevdiği adamın 1915 yılında Çanakkale cephesinde Türk ordusu tarafından öldürülmesi ile başlar.

Anadolu’ya düzenlediği arkeolojik geziler, O’nu siyasetle de tanıştırır ve Bertrude Gell, Ortadoğu, özellikle Irak siyasetinde etkili olmaya başlar.  Bugünkü Irak’ta yaşanan pek çok siyasal krizin temelinde Gertrude Bell’in politik manevralarının etkisi vardır. Bell, nüfusunun önemli bir bölümü Şii ve Kürtlerden oluşan Irak’ın başına Sünni bir Arap olan Faysal’ın kral olarak getirilmesi için yoğun bir çaba göstermiştir. Bu çabanın arka planındaki en önemli sebep, ileride olası bir Irak-Türkiye birleşmesinin önüne geçmektir. Yürüttüğü yoğun diplomasinin sonucunda nüfusunun önemli bir kısmının okuma yazma bilmediği Irak’ta Faysal’ın kral olması için İngiliz hükümetini referandum yapmaya ikna etmiştir. Büyük tartışmaların sonucunda yapılan referandumda Faysal oyların yüzde 96’sını alarak Irak’a kral olmuştur. Bu çabaları görmezden gelmeyen Faysal, Bell’i Irak yönetiminde müsteşar olarak atamıştır.

Irak siyasetinde ciddi anlamda söz sahibi olan Bell, 12 Haziran 1926 tarihinde Irak’ta yatağında ölü bulunur. Mezarı da halen Irak’tadır.

-Bell’in Ereğli Mektupları-

Gertrue Bell’in Ereğli mektupları, Ereğlili tarihçi Hilmi Ere tarafından Türkçeye çevrilir ve yayınlanır. Yayınlanan kitapta, Bell’in, Ereğli ve bölgesindeki gezileri ile ilgili olarak babasına ve üvey annesine yazdıkları mektuplar yer almaktadır.

Bell’in mektuplarında, Ereğli ve çevresindeki faaliyetlerin anlatır ve ilginç detaylara yer verir.

Bell’n mektuplarında anlattığı Ereğli ve çevresinden özetler ve kesitler de şöyle:

Bell’in mektupları, 1905 Mayısı ile başlar. Babasına yazdığı mektupta İvriz’i gezdiğini, yerli İvriz halkının kendisine oradaki meyvelerden ikram ettiklerini, hatta dünyanın en büyük fındıklarından (ceviz) ikram ettiklerini anlatır. İvriz gezisinin ardından Ereğli’de Yahudi Avusturyalıların ve Almanların da kaldığı bir handa konakladığını anlatır. Sonraki günlerinde ise, Ereğli’de yaşayan Avusturyalı Yahudi Rosa Blanc tarafından tutulan otelde barındığını öğrendiğimiz Gertrude Bell, çok kârı bir ticareti olması nedeni ile Ereğli’de badem ağaçlarından oluşan bahçe satın almak için mücadele verdiğini söylediği Alman Schreider ile de dostluk kurmuştur ve Ereğli ile ilgili birçok konuda Schreider’dan yardım almıştır.

Gertrude Bell, mektuplarında Ereğli’den bahsederken, “Çok büyük, geniş ve harika bahçelerine rağmen sefil kalmış bir şehir” olarak bahseder ve Ereğli’deki bahçelerde yetişen kayısı ve vişnelerin Sultaniye’ye (Karapınar) satıldığını söyler.

Tren yolculuklarında, Aziziye istasyonunda görevli bir istasyon görevlisinin, Adana ve Tarus’tan hıristiyan kızları toplayıp getirip misyonerlik faaliyetinde bulunduğundan da bahseden Bell, arazi yolculuklarında satın aldığı atlar için, Aziziye’den Selim isimli birisinin hak talep etmesi nedeni ile kaymakamı ve belediye reisinin de bazı olaylara müdahil olmak zorunda kaldığını belirtmiş.

-Bell’in Karacadağ Notları-

İngiliz Ajanı Gertrude Bell, Karaman Karadağ’daki gezisinin ardından Sultaniye’ye indiğini anlatır. Madenşehri adı verilen antik alanda yaptığı gezilerden sonra indiği Sultaniye’yi (Karapınar) “siyah ve yeşil renkli kasaba” diye nitelendiren Bell’in, siyah ve yeşil renk nitelemesindeki neden henüz bilinmiyor.

Karapınar’dan satın aldığı develerle, beraberindeki rehberleri Halepli Ferruh ve çingene Aziz ile birlikte Karacadağ üzerinde gezilerini sürdüren Bell, Karacadağ’daki incelemelerinin ardından burasını “merkezi bir tapınak” olarak değerlendirir. İlk olarak Salur Köyü’nün İkikuyu yaylasında araştırmalarına başladığını da belirten Bell, dağ üzerindeki incelemelerinden sonra Emirgazi Köyü’ne gittiğini, ancak herkesin yaylada olması nedeni ile kimseyi bulamadığını anlatır. Bell’in mektuplarından, Salur yakınlarında, (bugün boş harabe olan) Adalı Köyü’nün, o dönemde yerleşimin olduğu bir köy olduğu sonucu da ortaya çıkıyor.

 

 

fuatsite

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

solreklam
sagreklam1
goktaslarvinc-970x90
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Hazır Site by Uzman Tescil